Mersin'de son günlerde yaşanan su kesintileri üzerinden öyle bir siyaset yapıldı ki, insan ister istemez “Bir kentte vicdan bu kadar mı körelir?” diye soruyor. Su elbette hayati bir ihtiyaçtır; vatandaş mağdur olduğunda sesini yükseltir, bu en doğal hakkıdır. Ancak mesele suyun kendisi olmaktan çıkıp bir insanın acısının üstüne basarak siyasi malzemeye dönüşünce işin rengi değişir.
Halka karşı sorumluluk taşıyan herkes siyasetçisi, sanatçısı, kanaat önderi böyle bir konuda duymadım, görmedim diyemez. Ama aynı zamanda unutmamamız gereken bir şey var: Hepimiz insanız. Hepimiz vicdan sahibiyiz. Ve o vicdan bazen sözden önce gelir.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, genç yaşta kaybettiği kardeşinin yasını tutuyordu. Üstelik acının üzerinden sadece üç gün geçmişti. Mevlüt bittiği gece, saatler 23:00’ü gösterirken kendisinin MESKİ’ye gittiğini öğrendik. Bir insanın bu kadar taze bir acıyla bile görevine koşması bile takdiri hak ederken, bazı çevrelerin bu durumu fırsata çevirip su kesintisini siyasi bir saldırı malzemesi yapması kelimenin tam anlamıyla insafsızlıktı.
Evet, şehirde kesintiler yaşandı. Evet, vatandaş haklı olarak tepki gösterdi. Ancak işin bir kısmı hızlı tren çalışmalarından, bir kısmı ise MESKİ’nin operasyonel yükünden kaynaklanıyordu. Başkan Seçer bunu mecliste açık yüreklilikle ifade etti, sorumluluk aldı, çözüm için atılan adımları anlattı. Üstelik tüm samimiyetiyle de “Vatandaşlardan özür diliyorum” dedi.
Mecliste kurduğu şu cümleler ise aslında tüm bu tartışmaların özeti gibiydi:
“Adam haklı, susuz kalmış. Üzgünüm. Bu konuda vatandaşlarımın serzenişleri yerden göğe kadar haklı. Empati yapıyorum. Benim olduğum bölgede de su kesilmedi mi? Sabah kalkıyorsunuz, duş alacaksınız, tıraş olacaksınız… Bundan dolayı vatandaşlarımın hoşgörüsüne bir kez daha sığınıyorum.”
İnsanı insan yapan tam da bu değil mi? Sorumluluk alabilmek, empati kurabilmek ve acısına rağmen görevini sürdürmek…
Tüm bu yaşananlar şehirde bir kez daha şu gerçeği hatırlattı: Hizmet eleştirilebilir, eksikler konuşulabilir; fakat bir insanın yasına basarak siyaset yapılmaz.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e bir kez daha başsağlığı diliyor; çalışmalarında kolaylıklar, kentimize ise daha fazla sağduyu ve vicdan temenni ediyorum.





